1 Aralık 2011

2011 Dünya MMA Ödülleri

2011 Dünya MMA Ödülleri dün sahiplerini buldu. Bir çok dalda hep aynı adamlar aday oluyor ve genelde aynı adamlar kazanıyor. Bu açıdan biraz bayık bir organizasyondur. Mesela geçen sene de Dana White (yılın adamı), Herb Dean (yılın hakemi), Alistair Overeem (yılın uluslararası dövüşçüsü), Greg Jackson (yılın koçu), Arianny Celeste (yılın kafes kızı), MMA Junkie (yılın MMA sitesi), Ariel Helwani (yılın habercisi) ödül kazanmıştı. Giyim ve malzeme markalarında da hep aynı markalar yarışır: TapouT, Everlast, Hayabusa, Bad Boy...

Asıl önemli ödüller yılın dövüşçüsü, yılın maçı, yılın nakavtı, yılın submission'ı, yılın en iyi çıkış yapan dövüşçüsü ödülleridir. Geçen sene Fabricio Werdum'un Fedor'a karşı aldığı submission yılın en iyi submission'ı seçilmişti. Werdum bir BJJ üstadı olmasına rağmen Fedor gibi o maça kadar kariyeri 31-1 olan bir adamı aynı anda hem "triangle choke" hem de "armbar" ile uygulayarak bir şekilde submit etmesi milyonları olduğu gibi beni de bayağı şaşırtmıştı. Bunun bir anlamda Fedor için sonun başlangıcı olduğunu daha sonraları daha iyi anladık. Belki de Fedor'u yenmiş olmasının yarattığı şok üzerine bu submission en iyisi seçilmiş olabilir. Bana kalırsa geçen sene Matt Hughes'un Ricardo Almeida'ya uyguladığı ve adamı ayakta bayılttığı submission daha iyiydi. Kafakol tekniği de denilebilir ama pek eşi benzeri olmayan, en azından benim daha önce görmediğim bir submission tipi olmasından dolayı Werdum'un submission'ından daha ilginç olduğunu söyleyebilirim. Ama en iyi submission olarak Anderson Silva'nın Chael Sonnen'ı submit ettiği pozisyon seçilmeliydi, ki o maç zaten yılın maçı seçilmişti. Dört round boyunca yerden kalkamayan ve yerde bir araba dolusu darbe yiyen adam beşinci roundda böyle bir submission alabiliyorsa ölümsüzlüğe yaklaşmış demektir. Bu açıdan Anderson Silva bir yarı-tanrı olabilir.


Neyse, bu seneki ödüllere geçelim. En iyi dövüşçü malumunuz Jon Jones ve adam geçen sene de en iyi çıkış yapan dövüşçü seçilmişti. Bir sene içerisinde Ryan Bader,  Shogun Rua ve Rampage Jackson'ı yenen adam havada karada yılın en iyi dövüşçüsü seçilmeliydi zaten. Lyoto Machida'yı da yenerse direk olarak efsaneler arasında yerini alacaktır.




Yılın maçı olarak Edgar vs. Maynard II seçildi. Ama adaylar arasında Edgar vs. Maynard III, Ben Henderson vs. Guida veya Shogun vs. Hendo yoktu. Neden derseniz, sebebi ödüllerin Eylül 2010 ve Ağustos 2011 tarihleri arasındaki performanslara ilişkin veriliyor olması. Bence saçma. Jon Jones için sonuç değişmezdi ama bana kalırsa yılın maçı için Ben Henderson vs. Guida ve Shogun vs. Hendo yarışırdı. Ve ben olsam oyumu ilkine kullanırdım.

Yılın nakavtı olarak Anderson Silva vs. Vitor Belfort maçındaki Silva'nın o muhteşem "front kick" nakavtı seçilmiş, ki daha sonra aynı front kick ile Machida da Randy Couture'u nakavt etmişti. İlk olan her zaman en iyisidir mantığıyla Silva'yı seçmişler, ki katılmamak elde değil. Ayrıca Silva'nın nakavtının ilk roundda gerçekleşmiş olmasının da payı olabilir. Silva maçtan sonra bu hareketi kendisine Steven Seagal’in öğrettiğini ve bunun için ona teşekkür ettiğini belirtti. Seagal amca zaten Silva ile bayağı yakındır, beraber antrenman yaparlar ve Seagal her dövüşünden önce Silva’nın entourage’ında yerini alır.





Yılın submission'ı olarak UFC Fight Night 24'deki Chan Sung Jung vs. Leonard Garcia maçında, Jung'un o muhteşem ötesi ve tüyleri diken diken eden "twister" tekniği ile aldığı submission seçildi. Joe Rogan maçı anlatırken tekniği anında anlamış ve bunun UFC tarihindeki ilk twister submission'ı olduğunu söylemişti. Bu teknik, Jung'un da eğitim aldığı BJJ eğitmeni Eddie Bravo'nun favori tekniğiymiş, ki Joe Rogan da zamanında Bravo'nun salonu 10th Planet Jiu-Jitsu'da BJJ eğitimi almış ve kahverengi kuşağa kadar yükselmiş. Joe Rogan bu tekniği ve Eddie Bravo'yu çok iyi tanıdığından dolayı, submission'dan sonra, yanlış hatırlamıyorsam "Eddie Bravo'nun bir yerlerde gayet mutlu bir şekilde sırıtıyor olması gerektiğinden" bahsetmişti.



Son olarak geçen sene Jon Jones'un kazandığı yılın en iyi çıkış yapan dövüşçüsü ödülünü bu yıl Donald Cerrone bileğinin hakkıyla aldı. UFC'de müthiş maçlar çıkardı gerçekten, tam bir stand-up dövüşçüsü, çok iyi kickboks ve Muay Thai biliyor, kendine güveni çok yüksek. Cerrone'den biraz bahsetmek lazım. WEC'in üst düzey LW dövüşçülerindendi. Kariyerinde sadece 3 mağlubiyeti var ve bunlardan ikisini Edgar ile LW kemer maçına çıkacak bir başka muhteşem adam Ben Henderson'dan aldı. Henderson'a kaybettiği ilk maç bir WEC interim LW kemeri maçıydı, 5 roundda jüri kararıyla yenildi, ikincisi ise asıl kemer maçıydı ve ilk roundda giyotin boğma ile kaybetti. Diğer mağlubiyeti Jamie Varner'a karşı aldı ve o da çıktığı ilk LW kemer maçıydı. Beş round sonucu jüri kararıyla ve oy çokluğu ile kaybetti. Varner'a karşı olan mağlubiyetinin rövanşını WEC 51'de gecenin maçı ödülüyle birlikte aldı. Şampiyonluk maçlarında başarısız olup çöküntü içine giren dövüşçülerin aksine gün geçtikçe kendisini geliştirmeyi başarıyor. UFC'deki kariyeri 4-0 ve yendiği adamlar az buz adamlar değil. Submission üstadı Vagner Rocha'yı jüri kararıyla, Charles Oliviera'yı nakavtla ve müthiş kickboksçu Denniz Siver'ı "rear naked choke" adı verilen sırt boğma ile yenmeyi başardı.  UFC'deki geleceğini parlak görüyorum ve asıl çıkışını UFC 141'de Nate Diaz'ı dağıtarak yapacaktır.


30 Kasım 2011

TUF 14 Final: Bisping vs. Miller


İş kızıştıkça kızışıyor. Bu iki adam da Chael Sonnen kadar olmasa da trash talk üstadı sayılır. Haftalardır birbirlerini aşağılıyorlar. Bisping, ya da Amerikalıların dediği gibi Bitch-sping, striking tabanlı ama güreş seviyesi göreceli yüksek bir dövüşçüdür. Mayhem bildiğiniz BJJ'ci ama striking'ini geliştirdi bayağı. Bisping kazanır bence. 

Bisping, son olarak UFC 127'de Jorge Rivera ile karşılaşmış ve maçtan önce ortalık toz duman olmuştu. Her iki taraf da haftalar öncesinden başlayıp maça gelene kadar birbirlerine hakaretler yağdırmışlardı. Rivera'nın Bisping ile ilgili vidyoları büyük olay yaratmıştı (açıkçası komiklerdi de) ve iş Bisping'in eşine laf atmaya kadar gidince Bisping tarafında ipler tamamen kopmuştu. Gerginliğin geldiği son nokta maçtan önceki weigh-in vidyosundan açıkça görülüyor:


Bisping, ilk roundda illegal diz atıp sersemlettiği Rivera'yı ikinci roundda nakavtla bitirmişti.

Mayhem Miller da ayrı bir manyak, vukuatları fazladır. Mesela, geçen seneki Strikeforce:Nashville kartında Jason Miller Tim Stout'u ve Jake Shields da Dan Henderson'ı yenmişti (Dan Henderson'ın kariyerindeki en kötü maçıydı). Bu ikili de bu karttan önce en son birbiriyle karşılaşmış (Fedor vs. Brett rogers kartında) ve kazanan da Shields olmuştu. Shields maç sonu kafes içerisinde röportaj verdiği sırada Mayhem izinsiz olarak kafese girer ve röportajı bölüp Shields'tan rövanş ister. Sen misin bunu yapan? Shields'ın üyesi olduğu Cesar Gracie kampının çocukları (ki Diaz kardeşler ve Melendez'in de içlerinde bulunduğu ultimate ezik tayfadır ve koçları da bir Gracie olmasına rağmen ayrı bir gerzektir) Mayhem'i bir güzel benzetirler. Haketmiş midir? Bilmiyorum, ama ultimate ezik tayfanın gaza gelmesi normaldir. Bu aslında MMA dünyası için canlı yayında yaşanan büyük bir rezaletti, ama "Sometimes these things happen in MMA, a lot of testosterone in the cage! Gentlemen,we're on national television!" anonsları da komiğime gitmedi değil.


Cesar Gracie'nin çocuklarını GSP (vs. Nick Diaz) ve Edgar (vs. Melendez) paklar. Nate Diaz'ı ise Donald Cerrone UFC 141'de çok iyi paklayacaktır zaten.

Bisping ve Henderson'dan ayrı ayrı bahsetmişken, UFC 100'deki TUF: United States vs United Kingdom final maçındaki nakavtı da hatırlayalım. UFC tarihindeki en vahşi nakavttır belki de. Özellikle Bisping bilinçsiz şekilde yerde yatarken Henderson'ın aynı hızla gelip bir tane daha vurması büyük şok ve tartışma yaratmıştı. Henderson maç sonu Bisping'in nakavt olduğunu anlamadığını iddia etmişti, ama sonradan ağız değiştirerek "biraz çenesini kapatması için vurdum" demişti. Hendo'nun H-Bomb'unun şakası yok.


Chris Leben

Bir alt yazıda Leben'dan bahsetmiştik, ki akabinde adam MMA müsabakalarından bir yıl men edildi ("müsabaka" terimini kullandığıma ben de inanamıyorum!). Nedeni, Mark Munoz maçından önce doping maddesi içeren iki ayrı ağrı kesici kullanmış olması. 2008'de de Bisping maçından sonra yapılan testlerde dopingli madde kullandığı tespit edildiği için 9 aylık men cezası almıştı. Bunun dışında alkollü araç kullanmaktan hapse girmişliği bile var. Dosyası bu yönden kabarık. 


Bütün bunlar bir yana Leben'ı renkli karakterini yansıtan saçları ve dövmeleriyle ve her zaman biraz fazla iddialı bir adam olmasından dolayı severim. İyi bir "brawler"dır bence, falza teknik taktik takmaz, güzel maçlar çıkarır. Yumrukları da balyoz gibidir. Wanderleri Silva ve Jorge Santiago'yu ilk roundun ilk dakikası içerisinde nakavt etmiş adamdır (yukarıdaki Wand maçından sonra çekilmiş bir resim). Bunlar dışında UFC kariyerinde 5 nakavtı daha var.  

Ama ben Chris Leben'ı nakavtlarından ziyade Anderson Silva maçından önceki demeçleriyle hatırlıyorum ve her aklıma geldiğinde gülüyorum. Anderson Silva, UFC'deki ilk maçını Leben ile yapmıştı ve Leben maçtan önce yine her zamanki gibi iddialı ve onu yeneceğine inanmış bir şekilde, "UFC'de dövüşmek başka yerde dövüşmeye benzemez ve ben ona bunun nasıl birşey olduğunu göstereceğim" gibi bir takım talihsiz açıklamalar yapmıştı. 

Sonuçta 49. saniyede nakavt oldu. Bir internet sitesinin maç yorumu şöyledir:


In the main event of Ultimate Fight Night 5 Anderson Silva announced his presence in the UFC with brutal authority. Silva needed just 49 seconds to finish Chris Leben in violent fashion. Practically everything Silva threw landed somewhere on Leben’s face, knees, kicks and punches all did their part in scrambling Leben’s brains. After Leben was knocked to the canvas the first time he would have been wise to stay there but since he was already concussed he could not think clearly and stood to trade with Silva some more. Seconds later it was over as a big knee knocked Chris out.